Yaşam

Avrupa’ya göçen Türklerin fotoğraflarla hikayesi

Ünlü fotoğrafçıların yurt dışındaki Türkler’in yaşamını yansıtan kareler bir kitapta toplandı. Türkiye’nin dört bir yanından Avrupa’ya göç edenlerin hikayeleri 61 fotoğraf karesiyle “Göçüp Kalanlar” adlı kitapta bir araya geldi.

55 yıl önce Almanya ile imzalanan Türk İşgücü Anlaşması ile başlamıştı Türklerin göç serüveni. Binlerce kişinin dönecekleri günün hayaliyle çıktığı yolculuk, Almanya ile de sınırlı kalmadı, zaman içinde Avusturya, Belçika, Hollanda ve Fransa’ya ulaştı. Sevdiklerini, memleketlerini ardında bırakıp çalışmaya gidenler, orada yeni hayatlar kurdu. İlk zamanlarda sayısı binlerde olan Türk nüfusu milyonları buldu. Göçüp Kalanlar kitabı da aralarında Gilles Per, Brigitte Kraemer, Candida Höfer ve Bertien Van Manen gibi tanınmış fotoğrafçıların çektiği göç karelerini buluşturdu.

Göçüp Kalanlar kitabının editörü Gökhan Duman, eser hakkında şunları söyledi: “’Göçüp Kalanlar’ projesi 2 yıllık bir çalışma sonucu ortaya çıktı. 1961 yılında yurt dışına çalışmak için giden işçilere ve onların ailesine adadığımız bir proje oldu. Avrupa ülkelerindeki göç müzelerinde bu fotoğrafların olduğunu biliyorduk. 61 fotoğrafı tespit ettik ve bu fotoğrafların sahiplerine ulaşmayı denedik. Daha sonra yurt içi ve yurt dışındaki akademisyenlere, sosyologlara ve tanınmış yazarlara bu fotoğrafları gönderdik ve bu fotoğrafların hikayesini yazmalarını istedik.”

Türkiye diye bir ülke olmasa…

Kitabın ilk sayfası da Türkler’in göç hikayelerinin başlangıç noktası sayılan ve birçok vedaya tanıklık eden Münih Tren Garı. Kitapta, göç yolculuğuna ve  ailelerin gurbette tutunma çabalarına tanıklık eden karelere, yaşadıkları evler ve bulundukları gettolar da ekleniyor. Kitapta hikayesi bulunan Halil İbrahim İzgi de kitap ve göçmenlik hakkında şu şekilde konuştu: “Benim gözlemci statüsünde bir göçmenliğim oldu. Üniversite bittiği zaman yüksek lisans için Almanya’ya gitmiştim. Tabii ki bulunduğum şartlar biraz daha farklıydı, o fotoğraftaki hikayelerden farklıydı. Ama fotoğraflardaki insanlar Almanya’daki Türk arkadaşlarımın pek çoğunun ya annesiydi, ya dedesiydi.  Onlardan bu hikayeleri dinleme imkanımız oluyordu. Evlerine gittiğimizde o müze şeyiyle karşılaşmıştım. Türkiye diye bir ülke olmasa yeniden kurmak için gerekli olan her şeyi o eve sığdırmak gibi. Çaydanlığından tutun da duvarlardaki halılara kadar çok sembolik, çok güçlü simgelerle kültürel direniş hattına döndürmüş durumdalardı.”

Bir ahde vefa projesi olarak hayata geçirilen ve  büyük ses getiren “Göçüp Kalanlar”, geçmiş ve bugün arasındaki bağları kuvvetlendiriyor. Göçüp Kalanlar kitabının toplumsal belleği diri tutmaya yönelik gelecekteki çalışmalara bir örnek teşkil etmesi öngörülüyor.

Ayşe Sonuşen

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu