Yaşam

İnsanın en asli/ayırıcı özelliği nedir?

Geçmişten günümüze birçok düşünürün cevap aradığı temel bir sorudur insanın neliği. Bir şeyi tanımlamaya kalktığımızda onu, ona ait en temel özellik ya da özellikler üzerinden tanımlamak gerekir. Zira bu temel özelliktir onu diğerlerin ayırmamıza imkân sağlayan şey. Örneğin suyu “akışkan bir sıvı” şeklinde tanımlarsak bu tanım eksik kalır. Zira suyun dışında da akışkan ve sıvı olan başkaca maddeler bulunur. O sebeple tanımı iki hidrojen ve bir oksijenden oluşan bir madde şeklinde yapmak gerekir ki bu tanım bizi bahse konu kavrama götürebilsin. Klasik mantıkta bu “fasıl” kavramıyla ifade edilir. Bu kavram, “hem bir şeyi diğerinden ayıran herhangi bir niteliği, hem de bu niteliklerin en önemli ve en ayırıcı olanını” belirtmek için kullanılan bir kavramdır.

Tanımlama yaparken dikkat edilmesi gereken ikinci bir husus tanımın olabildiğince kısa ve net olmasıdır. Suyu tanımlarken hacim ve kültesi olan, koyulduğu kabın şeklini alabilen gibi özellikleri tanıma dahil ettiğimizde ayırt edici olmayan özellikleri de buraya dahil etmiş oluruz ki bu durum tanımdaki belirsizliği arttırır. Konu insan olduğunda da bu iki hususun dikkate alınması gerekir. Peki en kısa formda en ayırt edici vasıfıyla insanı tanımlayacak olsak nasıl bir tanım yapmak gerekir? Gelin bu bağlamda yapılan tanımlara birlikte bir göz atalım!

Herhalde insana dair en çok duyduğumuz kısa formlu tanım “İnsan akıllı bir varlıktır” şeklindedir. Akıllı oluşu insan için çok kıymetli bir husustur elbette. Düşünmesi, fikir yürütmesi, yeni şeyler üretmesi bu özelliğiyle bağlantılıdır. Gelin burada şu soruyu soralım kendimize:

Tek akıllı varlık biz miyiz? Bu soruya kesin bir şekilde “evet” diyemeyeceğimizi görüyoruz. Zira bazı hayvanlar var ki diğerlerine nispetle daha akıllı. Bu özellikleri sayesinde eğitilebiliyorlar, yeni davranış geliştirebiliyorlar. Kargalar, bazı köpek türleri, yunus balıkları ilk akla gelen örnekler. Bunun dışında madde ötesi alemde de akıllı varlıklar var. Ayetlerden anlaşıldığına göre melekler de akıllı varlıklar. Zira yüce Allah insanı yaratacağını söylediğinde meleklerin “Yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak, kan dökecek biri mi yaratacaksın” diye karşılık verdiklerini görüyoruz.

Bir diğer tanımda ise insanın “homo economicus” yani “ekonomik insan” şeklinde vasıflandırıldığını görüyoruz. Pragmatist ve materyalist bir tavrı yansıtan bu tanımda insan; üreten, kendi çıkarlarını düşünen, kârını maksimize etmeyi önceleyen, bu doğrultuda kararlar alabilen bir varlık olarak resmedilmektedir. Peki kendi çıkarını düşünmek, daha çok kazanmak insanın ayırt edici vasfı olarak sunulabilir mi? Paylaşmak ve infak da bulunmak mı bizi daha çok insan yapar yoksa biriktirmek ve daha çok kazanmak mı? Başkasının zarar görmesi ve mutsuzluğu üzerine kurulan bir düzende insanı aramak ve bulmak ne kadar mümkün! Bu tanım insanı dar bir kalıba koymakta, onu madde ve menfaate bağımlı hale getirmekte, insandaki derinliği ise yok etmektedir.

Peki, insanı hangi vasfı üzerinden tanımlamak daha doğru olur? Bana kalırsa bu nokta sorumlulukla ilişkili. Yani “insan sorumlu bir varlıktır” şeklinde bir tanımlama yapabiliriz. İnsan için sorumluluk, aklı önceleyen daha ayırt edici bir vasıf. Zira yukarıda da belirtildiği üzere insan dışında da farklı düzeylerde aklını kullanabilen varlıklar da var; lakin sorumluluğa imkan veren bir aklediş sadece insana özgü bir özellik. Evet melekler akıllıdır ama sorumluluk doğuran bir akıl onlara verilmemiştir. Hayvanlar farklı düzeylerde akla sahiptir ama bu onları sorumlu kılmaz. İnsanın sorumluluğu aklını öncelemiştir. İnsan sorumlu olduğu için akılla teçhiz edilmiştir. Nitekim ayette emanetin göklere, yere ve dağlara teklif edildiği, fakat onların bunu üstlenmek istemedikleri, bu emaneti insanın yüklendiği ifade edilmektedir. 

Sorumluluk insanın diğer özelliklerini bütünleyen daha kuşatıcı bir vasıftır. İnsan aklını kullanmaktan sorumlu olduğu kadar kalbine kulak vermekten de sorumludur. Kendi maslahatını düşündüğü kadar bir başkasının menfaatini de düşünmekten sorumludur. Kendinden sorumlu olduğu kadar ailesinden ve çevresinden de sorumludur. Velhasıl insanın en temel ayırt edici vasfı sorumluluktur ve bu nedenle insanı sorumlu bir varlık olarak tanımlamak daha isabetli olacaktır. 

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu