Yaşam

2008 Orwell Prize for Books & 2020 Moore Prize Ödüllü: Osmanlı Filistin’ine Veda

Filistinli avukat-yazar Raja Shehadeh, aile tarihini araştırırken Osmanlı zamanlarında Filistin’de yaşamış büyük büyük amcası Necib Nassar’ı keşfeder. Filistinli Hristiyan bir gazeteci olan Necib Nassar da tıpkı yazar gibi, hayatını Filistin halkının özgürlüğüne adamıştır. Reform ve yenilik yanlısı olsa da Osmanlı tebaası olmaktan memnuniyet duymaktadır. Ancak Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na girmesine muhalefet etmesi nedeniyle hakkında yakalama kararı çıkarılır. Cemal Paşa’nın talimatıyla hakkında idam kararı çıkarıldığı için yaşadığı yerden kaçar ve yaklaşık üç yıl saklanarak yaşar. Bu süre zarfında Filistin’in eski köylerinde, bedeviler arasında, kırlarda, bazen tek başına bazense arkadaşlarının arasında dolaşır.

Filistinli insan hakları aktivisti Raja Shehadeh, bu kitapta büyük büyük amcası Necib Nassar’ın kaçış yolculuğuna yeniden çıkıyor. Yolculuk sırasında amcasının uğradığı, konakladığı, tepelerden seyrettiği hayat dolu yerleşim yerlerinin artık metruk ve âtıl olduğunu gözlemliyor. Filistin’in günümüzde bir kafese dönüştüğünü ve artık özgürce dolaşmanın imkânsız olduğunu acı tecrübelerle keşfediyor. İşgalci güçlerin bölgedeki ekolojik yapıyı, doğal kaynakları, toplumsal huzuru ve hafızayı, kısacası sayabildiğimiz her şeyi nasıl geri dönülmez biçimde değiştirip bozduğunu detaylarıyla aktarıyor. Yine de her türlü kedere, acıya, baskıya rağmen bir gün Filistin’in özgürlüğünü göreceğine inanan yazar, Necib amcasından kendisine miras kalan mücadeleci umudu okuyuculara da vermeyi başarıyor.

İnsan hakları örgütü olan Al-Haq’ın kurucusu Raja Shehadeh, büyük büyük amcası Necib Nassar’ın yolculuğu boyunca konakladığı yerlerdeki Bedevi toplulukların folk anlatılarına, şehir insanının günlük diline, özdeyişlerine, oralarda karşılaştığı yaşlı insanların anekdotlarına sık sık yer veriyor. Bunun yanında, yazarın eşiyle birlikte amcasının izini sürerken kendi zaman diliminde kullandığı günlük dil de kitapta yer alıyor. Filistin’in tarihini hikâyeleştirerek aktarıyor ve bu sayede politik havadan uzaklaşıyor. Kitap, konuyla ilgili illüstrasyonlarla desteklenmiş.

Bu kitap neden önemli

– Filistin davasının sadece Müslümanların meselesi değil dinler-ötesi bir mesele olduğunu vurguluyor. Hristiyan bir Filistinlinin, bu özgürlük davasını Müslümanlar kadar benimsediğini gösteriyor.

– Filistin davasının fikrî cephesini çeşitli argümanlarla güçlendiriyor. Filistin meselesini sadece siyasi bir mesele olmanın ötesine taşıyor.

– İsrail’in doğayı tahrip eden politikalarından örnekler sunarak sömürgeciliğin ekolojik dengeyi nasıl bozduğunu anlatıyor.

– Filistin halkının mücadelesini bireysel anlatılarla desteklediği için küresel kamuoyunda avantaj sağlıyor.

– Sömürgeci devletlerin bastırma, sindirme, yok sayma politikalarının insanlara nasıl acılar yaşattığını farklı kişilerden dinleme imkânı sunuyor.

– Hristiyan bir Filistinlinin kendini Osmanlı olarak tanımlayışını ve Osmanlı hâkimiyeti altında yaşamakta ne kadar ısrarcı olduğunu göstererek modern önyargıları kırıyor.

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu