Yaşam

Rüyamda su gördüm: Nelere yordular nelere…

Su yorumu

Türkiye’de en çok ilgi gören kitapların başında rüya tabirnameleri gelir belki de… Filistinli ünlü sûfi Nâblûsî’nin Ta’tîrü’l-Enâm fi Ta’biri’l-Menâm adlı tabirnamesi Ali Bayram-Sadi Çöğenli ikilisince tercüme edildikten sonra olsa gerek çok popüler olmuştur. Bu eserin Osmanlı döneminde de ilgi gördüğünü Süleyman Hasbî tercümesinden anlayabiliriz. Matbû nüshalarının çokluğuna bakarak İbn Arabî’ye mal edilmiş bir Tabirname(-i İbn Arabi)’nin ise Osmanlı döneminin popüler tabirnamesi olduğunu söyleyebiliriz. Bütün rüya tabirnamelerinin ortak kaynağı ise İbn Sîrîn’in Tercüme-i Tabirname-i İbni Sirîn adıyla Osmanlı Türkçesine de tercüme edilmiş eseridir. Seyyid Süleyman el-Hüseynî’nin Kenzü’l-Menâm’ı daha yakın dönemlerin popüler tabirnamelerdendir.

Bütün bu kaynakların, bir de Cafer-i Sâdık’a izafe edilen Fâlnâme-i Câ’feri’deki rüya yorumlarıyla harmanlanmış ve farklı kişilerce hazırlanmış yeni baskıları o kadar çoktur ki İbn Sîrîn, İbn Arabî, Nâblûsî ve Hüseynî’nin eserlerini kapsadığı iddia edilen ve içinde bu zevatın yaşadığı dönemde bulunmayan nesneleri de sıkıştırarak yapılmış basımlar hiç de güven vermez.

Biz yazımızda kendisinden öncekileri gördüğü, sonrakilerce de olabildiğince alıntılandığı için Bayram-Çöğenli tercümesi Nâblûsî tabirnamesini esas alacağız.

Rüyada su görmenin delalet ettiği şeyleri çözümlemede kullanılan ayetler

1. Furkan Suresi, 54. ayet: “O, sudan bir beşer yaratıp da onu soy sop yapandır. Rabbin her şeye kemâliyle kadirdir.”

Nâblûsî bu ayeti iktibas ettikten sonra rüyada su görmenin evlenmeye delalet ettiğini söyler.

2. Cin Suresi, 16. ayet: “Eğer onlar o yol üzerinde dosdoğru gitselerdi elbette onlara bol su içirirdik.”

Nâblûsî, İbni Sîrîn’den naklen bu ayet uyarınca rüyada su görmenin “dince fesada” delalet ettiğini aktarır.

3. Bakara Suresi, 249. ayet: “Şüphesiz Allah sizi bir ırmakla imtihan edicidir.”

Nâblûsî yine İbni Sîrîn’den naklen bu ayetin de benzer bir biçimde “belaya” delalet ettiğini vurgular.

4. Enbiya Suresi, 30. ayet: “Her diri şeyi de sudan yarattığımızı, o küfür ve inkâr edenler görmediler mi?”

Nâblûsî, rüyada “tatlı su” görmeyi yorumlarken bunun “helal rızka ve kalb ilminin güzelliğine” delalet ettiğini söyleyerek yukarıdaki ayeti zikreder. Yalnız bu ayet rüyada tatlı su görmenin kapsamını genişletmektedir; söz konusu ayet “ölüme yaklaşan bir hasta için yeniden hayata” delalet etmektedir.

Suya yüklenen olumlu yorumlar

Nâblûsî, suyu öncelikle “hoş bir hayat ve güzel bir rızık” olarak niteler. Suyu evinde gören kimse ise mutluluğa, toplu bir miktar mala veya ganimete erişir. Ayrıca yukarıda mealini verdiğimiz Furkan Suresi 54. ayet gereğince de evlenmeye delalettir su.

Tatlı su ayrıca kalp güzelliğine ve ilme, Enbiya Suresi 30. ayet gereğince ölüme yakın bir hastanın hayata dönmesine delalettir. Berrak ve temiz su görmek gözle ilgili bir rahatsızlığın iyileşmesine de yorulur.

Suyun berraklığı önemli bir işarettir. Çok temiz su “bolluk ve adaletin yayılmasına” delalettir. Suyu endişesiz bir biçimde içmek ise “düşmandan kurtuluşa ve içen kimse için o senenin ucuzluk senesi olacağına” yorulur.

Berrak suyun olumlu yorumu sadece içme suyu için değil, içinde girilebilecek miktardaki sular için de geçerlidir. Böyle berrak bir suyun içine atladığını gören kimse tez zamanda sevince erişir.

Bulanık su genelde olumsuz yorumlara konu edilse de Nâblûsî’ye göre bulanık suda gusleden ve sonra sudan çıkan kimsenin sıkıntı içindeyse kurtulacağına. Hastaysa Allah’ın kendisine şifa bahsedeceğine, hapisteyse kurtulacağına işarettir. Yalnız hapisten kurtulması bulanık su temizlendikten sonra mümkün olabilecektir (Rüya bu, olmaz olmaz).

Su bazen de çocukla yorumlanmaktadır. Rüyasında bir kimseye bir cam bardak içinde su verilmesi çocuğu olacağına işarettir. Ayrıca bir bardakta bulunan berrak suyu içtiğini gören kimse çocuğundan ve eşinden hayra ulaşır. Nâblûsî burada ilgi çekici bir yorum yaparak “cam”ın “kadınların cevherlerinden” olduğunu dolayısıyla cam bardak içindeki suyun “ana karnındaki çocuğa” delalet olduğunu söyler.

Miras-su ilişkisi ise Nâblûsî’de “su küpü” ile sembolize edilir. Eğer bir kimse evinde berrak suyla dolu bir küp görürse vâris olduğu mala kavuşur.

Su bazen de kişinin takvasına yorulur. Denizde veya nehirde su üzerinde yürüdüğünü gören kimse eğer o esnada hikmetli sözler de sarf ediyorsa imanının kuvvetine delidir. Bu gibi sözler sarf etmiyorsa, o kişinin şüpheye düştüğü bir hususta şüpheden kurtuluşuna delildir. Bazen de bu tür bir rüya gören kimse yolculuğun meşakkati karşısında Allah’a tevekkül ederek yolculuğa çıkar.

Rüyada görülen olumsuz şeyler bazen paradoksal bir biçimde olumlu yorumlanabilir. Bu durum her husus ve nesnede olduğu gibi su için de geçerlidir. Nâblûsî buna örnek olarak rüyada derin bir suya düşüp de derinliğine kavuşamadığını gören kimseyi rahatlatacak bir yorum yapar ve bu kimsenin “çokça dünyalığa erişip zengin olacağını” söyler. “Çünkü dünya derin bir denizdir.” Aynı rüyanın bir diğer yorumu da o kimsenin “bir büyük adamın yakınlığına erişeceği veya hizmetine gireceği” şeklindedir. Suya düşmenin ilgili bölümde değindiğimiz olumsuz işaretleri yanında “sevince ve nimete nail olmak” gibi olumlu yorumları da vardır.

Suya bakmak, eski kültürümüzde olumlu çağrışımlara sahiptir. Bu durum rüya yorumlarına da yansımıştır. Nâblûsî’ye göre saf ve berrak suya baktığını ve yüzünün sudaki aksinin güzel göründüğünü gören kimse ailesine, komşularına ve dostlarına iyilik eder.

Suyun kadın ve erkek ile ilişkisi de rüya tabiri ilminin birbiriyle bağlantılı gördüğü hususlardandır. Her zaman olmasa da bazen su, bekâr erkek için bir hanıma, bekâr kız içinse kocaya delalet eder. Suyu helâl bir kaptan içerse nikâhı sahih olur, aksi durumda nikâh bozulur. Bir kuyudan su çıkarttığını ve kırba veya testilere boşalttığını gören kimse de bir kadınla nikâhlanır.

Suyun cömertlikle de bir bağlantısı vardır. Rüyada su içmek bazen fakir kimselerin içeceklerine ve cömert kimselerin bağışlarına delalet eder.

Susayıp su içmek, çiftçinin ekininin canlanmasına ve kişinin kalbinin hidayet üzere olmasına; fakirlikten kurtularak zenginleşmesine ve ailesiyle, çoluk-çocuğuyla bir araya gelmesine delildir.

Su ve borç ilişkisi ise “kendisine zarar gelmeyecek bir vakitte guslettiğini gören kimse” için söz konusudur. Böyle bir rüya gören kimse borcunu öder.

Sıcak suyun zıddına soğuk su rüya tabirinde olumlu bir anlama sahiptir. Soğuk suyla gusletmek tevbe, hastalıktan şifa bulmak, hapisten çıkmak, borcunu ödemek ve korkudan emin olmak gibi yorumlarla açıklanır.

Su-mal ilişkisi de rüyada değinilen hususlardandır. Bir kısmına önceki paragraflarda değindik. Bir kimsenin kuyudan su çıkardığını ve bununla bahçe veya ekin suladığını görmesi, eline bir kadın aracılığıyla mal geçmesine delalettir. Bahçe veya tarla sulamanın bir yorumu da erkeğin eşiyle cinsi münasebette bulunmasıdır.

Suyun olumsuz işlev yüklendiği durumlar

Rüya yorumlarındaki genel mantık uyarınca en faydalı ve cazip bir nesne bile zahmetle elde edildiği, hele ulaşılamadığı zaman olumsuz yorumlara konu olur. Su için de bu durum söz konusudur.

Nâblûsî, suyu normal bir biçimde içmeyip emerek -yani zorlanarak- içmeyi sıkıntı ve zahmete yorar. Suyu gündelik hayatta içtiğinden fazla içmek veya su içip de bir türlü kanamamak “o kimsenin eşinin kendisinden kaçmasına” delalet eder.

Bir kimse rüyada sıcak su içerse bu da “şiddetli üzüntü”ye işarettir. Yine bir kimse kendini bütünüyle su içinde görürse fitne, belâ ve kedere yorulur. Sıcaklığı fazla su, gündüz kullanılırsa azaba ve şiddete işaret eder. Yine geceleyin kullanılması da iyiye işaret değildir. Rüyasında kuyudan sıcak su çıkardığını gören kimsenin ise “hayırsız bir kadın”la evleneceğine işaret vardır. Sıcak su bir de her nedense- “cinlerin feryadı”na yorulmuştur. Üstüne sıcak su döküldüğünü gören kimse ise ya hapsedilir veya hastalanır. Bunlar olmazsa dökülen su miktarınca üzüntü ve kedere düşer.

Rüyada su istemek ise her nedense “yalancılığa ve dedikoduculuğa” yorulmaktadır.

Bulanık su haram mala; durgun su ise hapse işarettir. Böyle bir suya düştüğünü gören kimse ya hapse, ya üzüntüye düşer. Nâblûsî burada, eserini kaleme alırken yararlandığı bazı tabircilerin su birikintisini daha olumsuz yorumladıklarını vurgular. Kokmuş su ise sıkıntılı ve zahmetli bir geçimle tabir olunur. Yine acı su da aynı şekilde acı verici bir geçimle yorumlanır. Sıkıntılı geçime delalet eden su çeşitlerinden biri de tuzlu sudur.

Suyun doğal renginin dışındaki bir renkte görülmesi de farklı yorumlara meydan vermiş görünmektedir. Siyah su, rüya sahibinin evinin zarar görmesine, sarı su hastalığa delildir. Siyah suyu içmek ise gözüne bir zarar erişmesi biçiminde korkunç bir akıbete yorulur. Yeşil su ise uzunca devam edecek bir hastalığa veya sıkıntılı bir geçime işarettir. Renklerin rüya yorumundaki belirleyici rolüne uygun olarak siyah ve sarı rengin olumsuz yorumlara kapı aralaması normal görülebilirse de yeşil rengin genelde olumlu yorumlara meydan vermesi sebebiyle yeşil su hakkındaki son yorum şaşırtıcı görünmektedir.

Deniz ve nehir suyu görmek de rüya tabiri açısından bir önem arz eder. Deniz suyunu içmek, hele bu su bulanıksa hükümdar tarafından bir cezaya çarptırılmaya işarettir.

Saltanat dönemlerinde kaleme alınmış tabirnamelerin en çok ilgilendiği konulardan biri de rüyada görülen nesnelerin hangi durumlarda sultandan gelecek bir zarar veya faydaya delalet edeceğidir. Bu bapta bir kimse, dönemin hükümdarının içeceği suyun acı ve tuzlu olduğunu görürse bu hükümdarın hamd ve şükrü terk etmesine ve dolayısıyla saltanat nimetine bir halel gelmesine yorulur. Yine bulanık suyun delalet ettiği şeylerden biri de “zalim bir sultan”dır. Suyu evinin bacasına musallat olmuş görmek de ani bir keder veya sultan tarafından devamlı bir bela isabet etmesiyle yorumlanır.

Su üstünde yürüdüğünü görmek, öncelikle olumlu yorumlara sahipse de yerine göre tehlikeye düşmeye de delalet edebilmektedir.

Suya düşmek her zaman olumsuz yorumlanmazsa da nehre düşüp, suların galip geldiği kimse şiddetli bir hastalığa yakalanır. Boğulursa yakalandığı hastalıktan ölür. Zaten galip gelen su, o suyun şiddeti nispetinde üzüntü, keder ve fitnedir.

Bu bağlamda rüyada bir şehre veya köye su baskını olduğu, hane halkının boğulma tehlikesiyle yüz yüze kaldığı görülse o şehir veya köyde fitne ve ihtilaf çıkar ve şerli kimseler helâk olur.

Su-mal ilişkisinin olumsuz yorumları da vardır. Bir yoruma göre suyu boş yere ve faydasız bir biçimde döken kişi, döktüğü su miktarınca mal kaybeder. Yine kap içine su döktüğünü gören kimse ise bir kadına nafaka öder.

Suyun dinle yakın ilgisi vardır. Tatlı suyun tuzlu olduğunu görmek, dininden dönmeye (irtidat) yorulur. İrtidat etmese de en azından sapkınlığa veya işlerinin müşkül duruma düşmesine delalet eder.

Su ve ölüm ilişkisi de tabirnamelerde söz konusu edilmiştir. Bu bağlamda bir kap içine su koyduğunu gören kimsenin hanımı ölür.

Elbisenin suyla ıslanması da rüyada olumlu sayılmamaktadır. Böyle bir rüya gören kimse yolculuk için gittiği yerde ikamet etmek zorunda kalır veya çok istediği bir şeyden men edilir; maksadına erişemez.

Rüya tabirinde suyla ilintili unsurlar

Nâblûsî’nin rüya tabirnamesinde “su”yun yanı sıra suyla ilgili birçok unsur da sayılmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:

            1. Sucu: Bu figür büyük oranda olumlu bir anlam taşır. Rüyada görülen sucu, takva ve iyilik sahibi bir kimsedir. İlim dolu bir göğse, hikmetli bir kalbe, şifaya ve rızka da delildir. Çok nadir olarak şer ve düşmanlığa delalet eder.

            2. Su Damlatan Kişi: Bu da büyük oranda olumlu bir figürdür. Güzel yüzlü ve şerefli kimselerin çocukları, arif ve hikmet ehli kimselerden öğrenilecek ilim gibi şeylere delalet eder.

            3. Su Değirmeni: Buğday öğütülen su değirmeni hak ile bâtılın ayrıldığı ilim merkezi veya adaletli bir mahkemeye delalet eder. Ayrıca rızka ve kazanca, ucuzluğa, hastalıktan şifa bulmaya, borçları ödemeye de yorulur. Değirmenin yenilmeyen şeyleri öğüttüğünü görmek ise kıtlık ve pahalılığa yorulur. Su Dolabı malın koruyucusuna yorulur. Dolap dönüyorsa yolculuğa, kırılmışsa geçim sıkıntısına ve yolculuğun iptaline delalettir. Dolabın dönüşünden güzel sesler hâsıl olursa iyi haberlere veya işitilecek Kur’an’a işarettir. Bazen bu ses ağlamaya da delalet edebilir; özellikle ızdırap verici ise.

            4. Su Dökücü: Kusursuz Kur’an okumak, zikir ve sıkıntılardan kurtulmaya işarettir. Olumsuz durumlara delalet ettiği de vâkidir.

            5. Su İbriği: Daha çok zühd, takva ve ibadete delildir.

            6. Su Kovası: Hileyle halkın malını alan kimselere delalettir. Eğer su kovasını olumlu işlerde kullanırsa çocuğa, hayırlı işlere, dünyalığa, hapisten kurtulmaya ve rızka da delalet edebilir. Hamile bir kimse kovasını suya sarkıttığını görürse erkek çocuğu olur.

            7. Su Küpü: Karı-kocayla ilgili hususlara delalet eder.

            8. Su Köpüğü: Genelde faydalı şeylere işaretse de bazen faydasız mal elde etmeye yorulur.

            9. Su Kuyusu: Bir erkek görürse güler yüzlü ve neşeli bir kadına, kadın görürse güzel ahlâklı bir erkeğe delalettir. Kuyunun suyu taşarsa o bölgede çıkacak sıkıntılara işarettir. Bulanık su dolu bir kuyuya düşen kimse sultanın zalim adamlarından birinin zulmüne uğrar. Kuyunun suyu saf olursa temiz bir insanla iş yapar ve bundan memnun kalır. Kuyudan çıktığını gören kimse eğer kuyu suyu tatlıysa ömrünün uzun olacağına, suyu yoksa öleceğine delalettir. Bir kuyunun başında durup temiz suyundan içmek ilim ve fazilete, gören fakirse zenginleşmesine, bekârsa evliliğine delildir.

            10. Susuzluk: Dinde bozukluğa delildir. Ayrıca tüccar ve çiftçilerin işlerindeki durgunluğa ve fakirliğe işarettir.

            11. Su Terazisi: Yağmura işarettir.

            12. Su Tulumu: Yolculuğa delildir. Suyla dolu bir tulum, eşinin hamile olduğunu da gösterir.

            13. Su Yolu / Su Arkı: Kadın, mal veya alime yorulur. Ark veya kanal han, dükkân, rızka yol açacak yolculuk demektir. Su kanalı ayrıca bir yöre halkının hayat bulmasına delalettir.

            14. Sulu Çamur: Genelde üzüntü, fitne ve meşakkat göstergesidir.

            15. Suya Kanmak: Rüyada susuzluktan sonra suya kanmak zorluktan kolaylığa, ihtiyaçlarını gidermeye, tevbeye, şifaya ve dininin sağlamlığına delalettir.

Tasavvuf ehlinin su yorumu

Yazımıza esas aldığımız metnin müellifi Nâblûsî de Filistinli ünlü bir sûfidir. Fakat eserini umumun istifadesi için hazırlamış göründüğünden tasavvufi ayrıntılara girmemektedir.

Sûfiler rüyada suyu daha çok yedinci nefs mertebesi olan “nefs-i sâfiye” ile ilintilendirirler. Şeyh Kurt Muhammed el-Halvetî, suyla ilintili unsurlardan yağmur, kar, dolu, Irmak, çeşme, kuyu ve okyanusların “nefs-i sâfi sıfatları” olduğunu söyler. Bu nefs mertebesindeki kimse yağmur görse Allah’ın rahmetine, kar görse rahmetin mübalağasına, ırmak ve çeşmelerin ihlas sıfatlarına ve kalbin fenası sıfatına delalet etmektedir.

Niyâzî-i Misrî akarsuyu ilm-i zâhir, okyanus ise ilm-i bâtın olarak yorumlar.

Karabaş Veli’ye göre akıcı sular safi olursa ruh safası, bulanık olursa nefs hevâsıdır. Okyanuslar ise vahdete delalet eder; kenarı görünmezse iyidir. Rüyada abdest alırken su kesilirse veya bulanırsa evvelki fiilleri dönmemiş demektir.

Necmeddin Dâye ise duru suyun insan kalbine delalet ettiğini söyler.

Son dönem sufilerinden Abdullah Fârûkî el-Müceddidi bir sohbetinde rüyada görülen suyun coşkunluğunu ve gürlüğünü imanın güçlü oluşuyla yorumlamıştır.

Görüldüğü üzere sûfilerde suyun yorumu dünyevi hususlarla değil, daha çok manevî hususlarla ilgilidir.

Yusuf Turan Günaydın

Kültür dergisi, 9. sayı

           

Kaynak

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu